Sakarya'nın taşımacılık sektöründeki konumu genellikle güncel verilerle anlatılır: kaç fabrika var, kaç araç üretiliyor, ihracat rakamı ne. Girişimci İş Adamları Vakfı Sakarya Şube Başkanı Baki Demir ise 54Network'teki bölümde aynı tabloyu çok daha geriden başlatarak okuyor.
Adapazarı'nda Semerciler adında bir mahalle bulunuyor. Demir, mahallenin adının tesadüf olmadığını hatırlatıyor: semer, motorlu taşıtın olmadığı dönemde at ve eşekle yapılan taşımacılığın temel gereciydi. Yani bugün treyler üreten şehir, yüzyıllar önce de taşımacılığın araç gerecini üreten şehirdi.
Demir'e göre bu süreklilik coğrafyadan geliyor. Şehir, İstanbul ile Anadolu arasındaki geçiş hattı üzerinde. Bu konum yüzyıllar boyunca şehirde taşımacılığa hizmet eden bir üretim geleneği doğurmuş. Bugün Sakarya'nın treyler ve taşımacılık araçları üretiminde ülkedeki ilk sırada olması, o geleneğin modern hâli.
Aynı okumayı şehirdeki Justinianus Köprüsü üzerinden de kuruyor. Yaklaşık 1.500 yıllık yapı, bir zamanlar bu güzergâhın ne kadar önemli olduğunun somut kanıtı. Demir bunu şöyle özetliyor: tarihin karşısına geçemezsiniz.
Bu bakış açısının pratik bir sonucu var. Sakarya'nın lojistik alanındaki yatırımları, sıfırdan bir sektör kurma çabası değil; zaten var olan bir birikimin üzerine inşa etme meselesi. Demir'in yayında dile getirdiği lojistik havalimanı önerisi de bu mantığın devamı olarak okunabilir.
Demir'in bu konudaki cümlesi yayının en çok akılda kalanlarından biri oldu: önceden tüm yolların Roma'ya gittiği söylenirdi, bugün tüm yollar Sakarya'dan geçiyor.

BD