Anadolu'da yatırım denince uzun süre akla tek bir şey geldi: gayrimenkul. Girişimci İş Adamları Vakfı Sakarya Şube Başkanı Baki Demir, 54Network'te bu alışkanlığın neden değiştiğini somut bir hesapla anlatıyor.
Verdiği örnek basit. Elinde 10 milyon lira olan biri bununla bir daire alıp aylık 50 bin liraya kiraya verebilir. Bu, uzun yıllar boyunca güvenli ve makul kabul edilen bir yatırım biçimiydi.
Demir'in işaret ettiği alternatif ise farklı bir mantık kuruyor: aynı bütçeyi 20 ayrı projeye 50'şer bin lira olarak dağıtmak. Bu projelerin çoğu tutmayabilir. Ancak içlerinden biri tuttuğunda getirisi, tek bir dairenin kira gelirinin çok üzerine çıkıyor.
Bu, girişim sermayesinin temel mantığı. Risk tek bir varlıkta yoğunlaşmıyor, çok sayıda denemeye yayılıyor ve başarısızlıklar hesaba katılarak modelleniyor. Türkiye'nin büyük şehirlerinde yerleşik olan bu yaklaşımın Anadolu'da yaygınlaşması ise daha yeni.
Demir'in yayında anlattığı Dost Tank örneği de bu değişimin şehirdeki karşılığına işaret ediyor. Sakarya iş dünyasında sermayenin yalnızca korunacak değil, üretime yönlendirilecek bir kaynak olarak görülmesi yönünde bir eğilim var.
Bu eğilimin girişimciler açısından anlamı doğrudan: yatırımcı bulma ihtimali, birkaç yıl öncesine göre daha yüksek. Sakarya'da fikri olan genç için sermayeye erişim eskisi kadar kapalı bir kapı değil.

BD